akrep burcu erkegi balik burcu kadini iliskisi

sık yön değiştiren,unutkan,iyimser,hayalci ve kadınsı bir balık

sabit,unutmayan,kötümser,realist ve erkeksi akrep



olmaz efendim olmaz denemeyin...

denedik olmuyor.... ;)

gecenin tam 3 unde hala calisiyor olmak

ne nerde nasıl sorularına göre durumun ciddiyeti daha net anlaşılır..

öyle ki gecenin 3'ünde ankaranın kışın da arabanın içinde sabahlara kadar beklemek kadar uyku ve sinir bozucu bir durum daha yoktur....

iki universite okumak

ne amaçla okunduğunun arzı önem teşkil ettiği durum.

ecetemelkuran

habertürk yazarı....

cerkezlerin kurtlerden daha sinsi ve bolucu olusu

ırkçı oldukları kesin olabilir ama,bölücü olacak kadar sayıları yoktur...

yakisikli ama yalniz erkek

aslında yalnız değildir.yalnızlık kadar güzel bir arkadaşı vardır onu terk etmeyen.
belkide daha önce sevmiştir.karşılık almış ve kendinden bir şeylerin gittiğini gördüğü halde vazgeçmemiş,sonun da terk edilmek ya da aldatılmak gibi bir hediyeyle ödüllendirilmiştir.

intikam almadan önce derin bir sessizliğe gömülür.başkaları gibi daldan dala atlayacak,ya da yeni bir sevgili yapacak kadar az sevmemiştir karşısında kini.

kalabalık arkadaş gruplarında kaybolur gider.arada hatırlanır ve bir kaç laf atılır.oysa sadece tebessümle karşılık verir.yedirememiş midir..

belkide evet.hak etmemiştir.kadınların genelde,hep daha fazlasını beklediğini ve her çeşit duyguyu keşfetmek istemesi sebebiyle ilişkisi sekteye uğramıştır.

ailesi-eğitimi-işi arasında denge kurmaya çalışırken,geceleri dertlerine ağlayıp,gündüzleri güçlü görünen ve her şeye rağmen sevgilisine gülücükler saçan erkek olması,onun ilişkisini kurtarmaya yetmez.kadınlar erkeklerden daha erken olgunlaşır lafı da koca bir yalandır.

kişiliktir önemli olan.

soncunda yalnızdır.yakışıklı mıdır bilinmez.çevresi böyle söyler.o aynanın karşısına geçip başkaları gibi ego tatmini yaşatmaz kendine.

zaten artık uzak da durmalıdır.uzak da duruyordur.asosyal olarak betimlenir.

hatta kızlar tarafından odun,kalas,soğuk,ukala gibi yakıştırmaları üzerinde taşır.kimseye açmaz kendisini.

gelişigüzel ilişkiler yaşamaya başlar.kariyer yapmış kendinden yaşça büyük kadınlarla iletişim halinde olması.toplum tarafından ve özellikle kendilerini bir bok zanneden genç kız grubu tarafından yadırganmaya başlanır.ama o takıyor mudur.
hayır.

artık sadece takana takar, gerisini, ..kine takar...

bu devirde hala sogan yiyen igrenc insanlar

sarımsak yemiş olanları öldürmek gibi bir durum ortaya çıkarır.

lisedeki sac kontrolu

disiplin dayatması adı altında saçmalıktır.saç,tüy,kıl derken eğitimi işte şuanki vasat aşamaya getiren olgudur.belirli ölçüde kısıtlama getirilmelidir.bir eğitimci olarak çocuğun,gösterdiği başarıya ya da hangi alanda başarı göstereceğine odaklanmak yerine,bunları sağlayacak olan disiplin faktörünün arkasına sığınılmaktadır.

avrupada yeralan dünyaca ünlü bir spor klübü hocası yaptığı bir basın toplantısında şu ifadeleri kullanmıştır.ben futbolcumun saha dışında içtiği sigaraya karışmam.bana sahada istediğimi verip vermemesi önemlidir.sahada koş dediğimde koşabiliyorsa,sigara değil küba purosuda içse benim için önemli olmaz.

x lira ama size y liraya olsun

pazarlama yöntemi.elde ki malı, fiyat oynaması yaparak en iyi kar oranında satma girişimi....

sozluge bir daha gelinecek olsa alinacak nickler

caps-lock...............

dtp yle ak parti genel baskani olarak gorusecegim

sıradan bir vatandaş olarak görüşmekte yeterlidir kanımca.sonuçta karşında muhatap alacağın birileri olmalı dimi makam adıyla görüşme yapabilmek için.

sakal cikmasi icin gerekenler

son 3 gündür çeşitli forum sitelerinde rastladığım,popülerliğini yitirmeyen bir konu.her türlü öneride mevcut yorumlar arasında.sakalı çıkmayan genç sakalı çıkan abileri tarafından (lan oğlum bırak askerde rahat edersin) cümlelerine boyun eğmiş,(oğlum len sen kösemisin yoksa) diyen arkadaşlarına nefret duymuştur.şimdi gelelim bu işi ciddi anlamda ele almaya.

öncelikle sakal genetik olan birşeydir.18 yaşına gelmiş bir kişide sakal olmayabilir ama en azından sarı sarı tüylerin çıkıyo olması gerekir.öncelikle bu sarı tüylerin ya da az sayıda çıkan kılların iyice uzaması beklenmelidir.iyice uzamalı ki dipte ki bir tüy gün ışığı görebilsin.sonra toptan imha edilir hepsi.düzenli olarak 1 hafta uzatip,1 hafta hergün köpükle traş olunmalı.öncelikle bu kombinasyon 1 ay boyunca denenmeli.muhtemelen tüylerde sertleşme ve renginde koyulaşma olucaktır.gelelim sakal yoğunluğuna.ne kadar traş olursan ol jilet sakal çıkarmaz.mevcut olan sakalların güçlenmesini sağlar sadece.bunun içinde badem yağı ve zeytin yağı kullanılmalı.her ikiside e vitamini içermektedir ve traş olunduktan sonra yüze sürülüp iyice yedirildikten sonra yaklaşık 2-3 saat bekletilmelidir.yapılabiliyorsa hergün olmuyorsa 3 günde bir denenmeli.ayrıca yüze sürüldükten sonra yüzün az da olsa terlenmesi sağlanmalı.gerisi de artık zaman kalmıştır.
sarımsak içerisinde barındırdığı birtakım asitler derie altında terleme yaparak tüy çıkmasına yardımcı olabilir.tabi bu en son denenmesi gereken yöntemdir.ayrıca genç arkadaşlar,yok sakal iyi değil,hergün traş olcan falan diyen kişileri sallayın gitsin.arkdaşım zaten sakal gençlikte lazım kişiye.imaj yapacan falan hoş durur yani.onun dışında 25 yaşında sakalın çıkmış neye yarar.belkide iş gereği kesmek zorunda kalacaksın.

birinden vazgecmeye karar vermek

hayatın gri bir gerçeğidir.bazen yeni bir yol için eskiyi tamamen yıkmak gerekir.insanlar ya da temel olgular.vazgeçmek kaybetmek demek değildir.bazen karşılıksız yapılır.sessizce uzaklaşılır.kaybetmek kadar yıkıcı bir duygu yaratır.

<bkz: kaybettiklerim yoktur,vazgeçtiklerim vardır.>

avrupa nin gelisme sebepleri

zekadır.evrensel düşünce sistemini eğitim yasası haline getirmiş olmaktır.bizde genelde bilgi hakim olmak esas iken onlar her alanda birer uzman yetiştirirler.sanat,kültür gibi faaliyetleri bizimkiler zamanında o da ne lan derken bu adamlar dünya çapında yıldızlar yetiştirmiş,bizim gelecek nesillerin bunları örnek almasını sağlamıştır.belki ellerinde güçlü bir orduları yoktur ama kimin karısına yazıcağını iyi bilir bu herifler.vs vs liste bu şekilde uzar gider.

sony ericsson

yılların nokia kullanıcısı olarak son alarak almış olduğum g705 modeli ile sony ve ericsson dünyasına adım atmış bulunmaktayım.yıllardır sağlamlığından ve kolay kullanım sağlamasından tercih ettiğim nokia artık yerini biraz daha geniş kapsamlı ve sıradışı menüye sahip,acayip karizma duran g705 modeline bırakmıştır.
hatta telefoncu ''sonyericsson dünyasına hoşgeldiniz'' ibaresini kullanmıştı.kronik problemleri olan modelleri kadar son çıkarmış olduğu modelleri sağlamlığı,kendine haz tasarımı ve özellikleriyle nokia'a ciddi bir alternatif oluşturmaktadır.özellikle sybian menüden sıkılıp,içine program ya da oyun atınca yavaşlamadan bıkanlara önerilir.

hastalari sikerek iyilestirmeye calisan jinekolog

hastalarıyla doğrudan aile bağı oluşan doktor misillemesi.

sozluk yazarlarinin meslekleri

<bkz: azrail.....>

tuvalete sigarasiz girmemek

sigara ya olan aşırı bağımlılık göstergesi......

mayin temizleme yasasi

saçmalama yasasıyla eşdeğer niteliktedir kendisi......

yasanan en korkunc gece

yıl:2006 saat:03:30 civarı

gece arkadaşlarla beraber gölet kenarında birer biralar yudumlanır ve tatlı bir sohbet başlar.gece saat 3 civarına yaklaşmıştır.derken arkadaşlarınızdan birisi tuvaleti geldiğini söyleyip yarı sarhoş biçimde aranızdan ayrılır.geceyi yalnızca gölete muazzam bir ışık saçan dolunay aydınlatmaktadır.aradan bi 15 dk geçer giden kişiden ses seda yoktur.zaten diğer 3 lü grupta yavaştan kafayı bulmaya başlamış bendeniz ise geri dönüşte arabayı nasıl kullanıcam ya da sabahı mı beklesek komplimanlarını kafamda canlandırırken yaklaşık 20 dk olmuştur ama giden kişiden hala ses seda yoktur.yavaştan millet kıl kapmaya başlar ama işi yine esprilere vurdurulur.(oğlum bok çukuruna düşmüştür salak ha ha ha).tam 30 dk olmuştur ve kalan 3 kişi giden kişiye birşeyle olduğunu ciddi ciddi düşünmeye başlamıştır.gölet zaten anayoldan yaklaşık 3-4 km içeridedir ve biraların yudumlandığı yer ise gölete göre epeyce yukarıda kalmaktadır.araba ise hemen tepedeki arazi yolunun kıyısına bırakılmıştır.öncelikle gölete doğru aşağı yönde devamlı ve sık çam ağaçları yeralmaktadır ve hiçbir elaman tek başına hareket edicek kadar cesaretli değildir.nerde oğlum bu şeklinde cümeleler kurulmaya başlanırken elimizde ki tek ışık kaynağı ise cep telefonlarıdır.3 kişiden ikisi aramaya diğer kişi ise beklemeye karar verir.2 kişi yavaşca düşmemek için oturarak ağaçların arasına doğru inmeye ve diger arkadaşa seslenmeye başlar.geride kalan ben ise hayatım boyunca yaşadığım en korkunç geceyi yaşamaya terk edilmiş gibiyimdir.10dk sonra sesler tamamen kesilir ve koca alanda tek başıma kalmışımdır.arabaya dönmek istenilir ama arkadaşları yalnız bırakmamak adına orada kalınmaya karar verilir.bir taraftan ise yaşanan bu korku ve endişe ile alkol etkisini kaybetmeye ve bilinç yerine gelmeye başlamıştır.10-15 dk sonra dayanılamaz ve tepeden aşağıdakilere bağırılmaya başlanır ama karşılık veren yoktur.doğada ki canlıların çıkardığı sesler ve civar köylerden gelen köpek sesleri insanı baya bi tedirgin etmektedir.niye gelmediler bunlar diye düşünülürken aşağı inip inmemek arasında kalınır.nerdeyse tam 1,5 saat olmak üzeredir ve aşağıdan gelen bir ıslık sesi ve hemen ardından cep telefonunuz çalmaya başlar.heyecanla açılır ve oğlum noldu nerdesiniz nasılsınız gibi sorular peşinen sıralandıktan sonra karşı taraf iyi olduklarını işemeye giden arkadaşınızın yolunu şaşırdığı öğrenilir.bir oh çekilir ve hadi gelin çıkalım burdan diye karşılık verilir.ama tuhaf olan şudur ki aşağı inen diğer 2 arkadaşınız da yolu kaybetmiştir.iş yine size kalmıştır.öncelikle araca gidilir ve aracın farları yakılır.sonra tekrar bulunduğunuz konuma gelerek karşılıklı bağrışmalar ve ıslık sesleri ile aşağıdakilere yön verilmeye çalışılır.neyse ki aşağıdakiler yaklaşık bi yarım saat sonra yukarı çıkmayı başarmışlardır.hemen toparlanılır ve arabaya hareket edilir ama iş bu kadarıyla bitmemiştir tabi.arabanın yanında bizi tepe ışıkları koca araziyi aydınlatan jandarma beklemektedir.civar köy sakinleri sesleri duyup janadarmaya haber vermiştir.işin bok tarafı hala alkol kokuyo olmamızdır.jandarma ya durumu çaktırmadan anlatmaya çalışan arkadaşlarınız bir tarafta iken hemen köy muhtarı kenara çekilir ve onunda yardımıyla olay orada kapanır ve evlere gidilir ki zaten sabah olmuştur.o zamanlar 18 yaşındasınızdır ve eve gidince birde pederle muhattap olursunuz.neyseki bu rezil ve korkunç gece şimdi sadece anılarda kalmıştır.